Ceza muhakemesinde 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi ile 'masumiyet karinesi' arasındaki ilişki nedir? Bu iki ilke birbirini nasıl tamamlar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106089

'Masumiyet karinesi' (Anayasa m. 38/4, AİHS m. 6/2), bir kimsenin suçluluğu mahkeme kararıyla kesin olarak sabit oluncaya kadar masum kabul edilmesini ifade eden temel bir haktır. Bu karine, ispat yükünün iddia makamında (savcılıkta) olduğunu ve kimsenin suçluluğunu ispatlamak zorunda olmadığını belirtir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ise, masumiyet karinesinin bir uzantısı ve muhakeme hukukundaki yansımasıdır. Bu ilkeye göre, yapılan yargılama sonunda sanığın suçu işlediği hususunda mahkemenin vicdanında makul her türlü şüpheyi yenecek düzeyde kesin bir kanaat oluşmamışsa, yani fiilin sübutu veya vasfı konusunda bir şüphe varsa, bu şüphe sanık lehine yorumlanmalı ve sanık hakkında beraat kararı verilmelidir. Özetle, masumiyet karinesi sanığı yargılama boyunca 'masum' sayarken, şüpheden sanık yararlanır ilkesi yargılama sonunda kalan 'şüphe' durumunda sanığın beraat etmesini sağlar. Biri süreçsel bir koruma, diğeri ise karara ilişkin bir ilkedir.