CMK m. 148'de sayılan 'yasak usuller' ile elde edilen ifadelerin hukuki akıbeti nedir? Şüphelinin veya sanığın bu usullerle alınan ifadeyi sonradan rızasıyla tekrar etmesi, ifadenin delil olarak kullanılmasını sağlar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106078

CMK m. 148/3'e göre, yasak usullerle (kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir, tehdit vb.) elde edilen ifadeler, şüpheli veya sanığın rızası olsa dahi delil olarak değerlendirilemez. Bu, mutlak bir delil yasağıdır. İfadenin elde edildiği andaki irade sakatlığı, ifadenin kendisini hukuka aykırı hale getirir ve bu hukuka aykırılık sonradan giderilemez. Şüphelinin veya sanığın, yasak usullerle alınan bir ifadeyi daha sonra özgür iradesiyle tekrar etmesi veya doğrulaması, ilk ifadenin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz ve o ilk ifadenin delil olarak kullanılmasına olanak tanımaz. Mahkeme, hükmünü sadece sonradan verilen ve özgür iradeye dayanan ifadeye dayandırabilir, ancak yasak usulle alınmış ilk ifadeye hiçbir şekilde atıf yapamaz ve onu delil olarak değerlendiremez. Bu kural, adil yargılanma hakkının ve kişinin maddi ve manevi bütünlüğünün korunmasının bir gereğidir.