Sanık müdafii, duruşma sırasında hakimin reddi talebinde bulunmuş, mahkeme ise bu talebi 'davayı uzatmaya matuf olduğu' gerekçesiyle geri çevirmiş ve aynı celsede nihai hükmü tefhim etmiştir. Ceza Genel Kurulu'nun 2017/537 sayılı kararına göre, mahkemenin bu usulü neden hukuka aykırıdır?
Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında da vurgulandığı üzere, mahkemenin bu usulü iki temel nedenle hukuka aykırıdır: 1) **İtiraz Hakkının Kullandırılmaması:** CMK m. 31/3 uyarınca, hakimin reddi talebinin geri çevrilmesi kararına karşı itiraz yolu açıktır. Mahkemenin, geri çevirme kararını verdikten hemen sonra, sanık müdafiine bu karara itiraz etme hakkını ve süresini tanımadan, itirazın sonucunu beklemeden aynı celsede nihai hükmü kurması, sanığın en temel savunma haklarından olan kanun yoluna başvuru hakkını elinden almaktır. 2) **Adil Yargılanma Hakkının İhlali:** Hakimin tarafsızlığına ilişkin bir şüpheyi giderecek olan itiraz mekanizması işletilmeden yargılamanın sonlandırılması, adil yargılanma hakkını (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) zedeler. Mahkeme, geri çevirme kararını verdikten sonra, bu kararı taraflara tebliğ edip yasal itiraz süresini beklemeli ve itiraz merciinin kararından sonra yargılamaya devam etmelidir. Bu usule uyulmaması, hükmün bozulmasını gerektiren önemli bir usul hatasıdır.