Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bir davada 'suçun unsurlarının oluşmadığı' gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi, daha sonra görev uyuşmazlığı çözülüp dosya kendisine döndüğünde, katılan vekilinin hakimin reddi talebinde bulunmasına neden olmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/33889 E., 2016/1153 K. sayılı kararı ışığında, bir mahkemenin görevsizlik kararında davanın esasına ilişkin görüş bildirmesi, CMK m. 24/1 açısından 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebep' oluşturur mu? Tartışınız.
Evet, oluşturur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, bir mahkemenin görevsizlik kararı verirken, göreve ilişkin olmayan ve davanın esasına giren bir konuda (örneğin 'işkence suçunun unsurları oluşmamıştır' gibi) kesin bir kanaat belirtmesi, CMK m. 23/1-d'deki 'önceki yargılamada görevli olması' durumuyla benzer şekilde, o davaya ilişkin görüşünü önceden açıkladığı anlamına gelir. Bu durum, hakimin veya heyetin tarafsızlığına gölge düşürür ve CMK m. 24/1'de belirtilen 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı' reddini gerektiren haklı bir nedendir. Hakim, bu durumda tarafsız bir şekilde yargılama yapamayacağı şüphesini doğurmuştur. Mahkemenin bu durumda kendiliğinden çekilmesi (CMK m. 30) veya yapılan ret talebini kabul etmesi gerekirken yargılamaya devam etmesi, usule aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır.