HMK m. 123'te düzenlenen davanın geri alınması ile HMK m. 307'de düzenlenen davadan feragat arasındaki en temel fark, geri alınan davanın 'açılmamış sayılması' ve feragat edilen davanın ise 'esastan reddedilerek kesin hüküm' oluşturmasıdır. Bu farkın, davacının hakları ve dava zamanaşımı/hak düşürücü süreler üzerindeki etkilerini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106039

Bu iki kurum arasındaki farkın en önemli sonuçları şunlardır: 1) **Davacının Hakları:** Davanın geri alınması ve açılmamış sayılması (HMK m. 123), davacının dava hakkını ortadan kaldırmaz. Davacı, aynı hukuki sebebe dayanarak aynı davayı ileride yeniden açabilir. Feragat (HMK m. 307) ise, davacının talep ettiği haktan vazgeçmesi anlamına gelir ve maddi anlamda kesin hüküm (HMK m. 311) teşkil eder. Bu nedenle davacı, feragat ettiği aynı haktan dolayı tekrar dava açamaz. 2) **Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler:** Dava açılmasıyla kesilen zamanaşımı ve duran hak düşürücü süreler, davanın açılmamış sayılması kararıyla birlikte hiç kesilmemiş veya durmamış gibi sonuç doğurur. Yani geri alınan davada, dava açılmasıyla kazanılan süre avantajı kaybedilir. Eğer ilk dava açıldığında zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmak üzere idiyse, geri alma sonrası yeni dava açıldığında bu süreler dolmuş olabilir. Feragatte ise dava esastan reddedildiği için, dava açılmasıyla kesilen süreler kesilmiş olarak kalır, ancak dava hakkı zaten ortadan kalktığı için bu durumun pratik bir önemi kalmaz.