Ziynet eşyalarının iadesi davasında ispat yükü kime aittir? Davacı kadının, ziynetlerin varlığını ve kendisinde olmadığını ispat için hangi delillere başvurması gerekir? 'Hayatın olağan akışı' ilkesi bu ispat sürecini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106021

Ziynet eşyalarının iadesi davasında ispat yükü, TMK m. 6 uyarınca davacı kadın üzerindedir. Davacı kadın iki temel hususu ispatlamalıdır: 1) Dava konusu ziynetlerin varlığını ve miktarını. 2) Bu ziynetlerin evden ayrılırken kendisinde olmadığını, erkek eşte veya onun ailesinde kaldığını. **Deliller:** Davacı, ziynetlerin varlığını ve miktarını genellikle düğün fotoğrafları, video kayıtları, tanık beyanları (takı merasimine katılanlar) ve varsa kuyumcu faturaları ile ispatlayabilir. **'Hayatın Olağan Akışı' İlkesi:** İkinci hususun ispatında bu ilke devreye girer. Hayatın olağan akışına göre, bir kadının evden ayrılırken ziynet eşyalarını yanında götürmesi beklenir. Bu nedenle, davacı kadın, bu ziynetleri neden yanında götüremediğini ispatlamak zorundadır. Örneğin, evden şiddet görerek kovulduğunu, aniden hastaneye kaldırıldığını veya ziynetlerin zorla elinden alındığını ispatlarsa, ispat yükünü yerine getirmiş sayılır. Bu gibi durumlarda, ziynetlerin erkek eşte kaldığı kabul edilir ve bu kez ziynetleri kadına iade ettiğini veya kadın tarafından geri istenmemek üzere kendisine verildiğini ispat yükü davalı erkeğe geçer. Olağan bir şekilde evden ayrılan kadının, ziynetlerin evde kaldığına dair güçlü deliller sunması gerekir.