Düğün takılarının (ziynet eşyalarının) mülkiyeti konusunda kanunlarımızda bir hüküm bulunmamasına rağmen, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu takılar kime ait kabul edilir? Erkeğe takılan takıların durumu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106020

Yargıtay, kanunda bir boşluk olan bu konuda, toplumsal gelenek ve göreneklere dayanarak yerleşik bir içtihat oluşturmuştur. Bu içtihada göre, kural olarak düğün sırasında geline takılan veya hediye edilen tüm ziynet eşyaları (altın, bilezik, takı seti vb.), kim tarafından takılırsa takılsın (erkeğin ailesi dahil), kadına yapılmış bir bağış sayılır ve kadının 'kişisel malı' kabul edilir. Yargıtay bu kuralı daha da genişleterek, erkeğe takılan ziynet eşyalarından kadına özgü olanların (bilezik, kolye, küpe vb.) da kadına ait olduğunu kabul etmektedir. Erkeğe takılan ve erkeğin kullanımına özgü olan (örneğin erkek saati) veya her iki cinsin de kullanabileceği (çeyrek, yarım, tam altın gibi) takıların ise, aksine o yörede erkeğe ait olduğuna dair bir adet ispatlanmadıkça veya taraflar arasında bir anlaşma bulunmadıkça, yine kadına ait olduğu yönünde bir eğilim bulunmaktadır (Bkz. Yargıtay HGK, E. 2017/1040 K. 2020/240). Ancak, erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan takıların (para, cumhuriyet altını vb.) ispat edilememesi halinde eşlerin paylı mülkiyetinde sayılması gerektiğine dair daha yeni kararlar da mevcuttur (Bkz. Yargıtay 8. HD, 2020/949 E. – 2020/5378 K.).