Bir ceza yargılamasında mahkumiyet hükmünün 'yegane veya belirleyici delilinin' sanığın sorgulama imkanı bulamadığı bir tanık beyanına dayanması, adil yargılanma hakkını ihlal eder mi? İHAM ve AYM'nin bu konudaki üç aşamalı testini (Al-Khawaja ve Tahery/Birleşik Krallık kriterleri) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105962

Evet, bu durum kural olarak adil yargılanma hakkını (Anayasa m. 36, AİHS m. 6/3-d) ihlal eder. Sanığın aleyhindeki tanıkları sorgulama hakkı, adil yargılanmanın temel unsurlarındandır. İHAM'ın geliştirdiği ve AYM'nin de benimsediği üç aşamalı teste göre, sorgulanamayan tanık beyanına dayalı mahkumiyetin adil olup olmadığı şu şekilde denetlenir: 1) **Geçerli Neden:** Tanığın duruşmada hazır bulunmamasının ölüm, hastalık, korku gibi geçerli bir nedeni var mı? 2) **Delilin Ağırlığı:** Sorgulanamayan tanığın beyanı, mahkumiyetin dayandığı 'yegane' (tek) veya 'belirleyici' delil midir? Yani, bu beyan olmasaydı mahkumiyet kararı verilemeyecekse, bu delil belirleyicidir. 3) **Telafi Edici Güvenceler:** Eğer beyan yegane veya belirleyici delil ise, savunma tarafının tanığı sorgulayamamasından kaynaklanan zorlukları telafi edecek yeterli karşı dengeleyici güvenceler (örneğin, tanığın beyanının video kaydının izletilmesi, sanığa tanığın güvenirliğini ve beyanını çürütecek geniş imkanlar tanınması, destekleyici başka güçlü kanıtların varlığı) sağlanmış mıdır? Bu üç testin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, özellikle üçüncü aşamadaki güvenceler sağlanmamışsa, tanık sorgulama hakkının ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilir (Bkz. AYM, Yusuf Fil kararı, Karşı Oy).