İtirazın kesin olarak kaldırılması (İİK m. 68) ile itirazın geçici olarak kaldırılması (İİK m. 68/a) arasındaki temel fark nedir? Bu fark, alacaklının haciz yetkisi ve borçlunun başvurabileceği hukuki yollar açısından ne gibi sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105955

İki kurum arasındaki temel fark, itirazın sebebine ve sonuçlarına ilişkindir: 1) **Sebep:** İtirazın kesin kaldırılması, borçlunun borcun esasına (örneğin 'borcum yoktur', 'borcu ödedim') itiraz etmesi durumunda söz konusu olur. İtirazın geçici kaldırılması ise, takibin dayanağı olan adi senet altındaki imzaya itiraz edilmesi (imzanın inkarı) halinde gündeme gelir. 2) **Sonuç ve Haciz Yetkisi:** Mahkeme itirazın 'kesin olarak' kaldırılmasına karar verirse, alacaklı bu kararla derhal 'kesin haciz' isteyebilir ve takibe devam edebilir. Kararın istinaf edilmesi satışı durdurur ama haczi durdurmaz. Mahkeme itirazın 'geçici olarak' kaldırılmasına karar verirse, alacaklı sadece 'geçici haciz' isteyebilir. Bu karar, takibin devamını sağlamaz. 3) **Borçlunun Başvurabileceği Yollar:** İtirazın kesin kaldırılması kararına karşı borçlu, genel mahkemelerde menfi tespit veya istirdat davası açabilir. İtirazın geçici kaldırılması kararından sonra ise borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde yine icra mahkemesinde 'borçtan kurtulma davası' açabilir. Borçlu bu davayı açmazsa, geçici kaldırma kararı ve geçici haciz kesinleşir.