Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/364 E., 2019/625 K. sayılı kararında, hakimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin kararda kanun yolu, merci ve süresinin belirtilmemesi neden CMK m. 289 kapsamında 'hukuka kesin aykırılık' hali olarak değerlendirilmiştir? Bu durumun Anayasa m. 40 ile ilişkisini kurarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105950

İlgili YCGK kararında, Anayasa'nın 40/2. maddesi ('Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır') ve buna paralel CMK m. 34/2. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarında kanun yollarının açıkça gösterilmesinin bir zorunluluk olduğu vurgulanmıştır. Hakimin reddi isteminin geri çevrilmesi kararı, CMK m. 31/3 uyarınca itiraza tabidir. Mahkemenin bu kararda itiraz yolunu, süresini ve merciini göstermemesi, sanığın itiraz hakkını etkin bir şekilde kullanmasını engeller. Hakimin tarafsızlığı, adil yargılanma hakkının temel taşıdır. Hakkında ret istemi bulunan bir hakimin davaya bakmaya devam etmesi, CMK m. 289/1-c'de sayılan 'yasaya mutlak aykırılık' hallerindendir. İtiraz sürecinin usulüne uygun işletilmeden, yani sanığa itiraz olanağı tanınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması da bu kapsamda değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, kanun yolunun gösterilmemesi suretiyle itiraz hakkının kullandırılmaması, adil yargılanma hakkını temelden zedeleyen ve hükmün bozulmasını gerektiren mutlak bir hukuka aykırılık halidir.