CMK m. 31/2 uyarınca, geri çevirme kararının 'toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla' verilmesi, adil yargılanma hakkı ve özellikle 'görünüşte tarafsızlık' ilkesi açısından nasıl bir sorun teşkil edebilir?
Bu düzenleme, ilk bakışta adil yargılanma hakkının bir unsuru olan 'görünüşte tarafsızlık' (objective impartiality) ilkesiyle çelişiyor gibi görünebilir. Zira hakkında tarafsız olmadığı iddiası bulunan bir hakimin, kendi hakkındaki bu iddianın değerlendirildiği bir karara katılması, dışarıdan bakıldığında adil bir görüntü sunmayabilir. Ancak kanun koyucu, burada bir denge kurmayı amaçlamıştır. CMK m. 31, sadece açıkça usule aykırı (süresinde yapılmayan, gerekçesiz vb.) ve kötü niyetli (duruşmayı uzatma amaçlı) talepler için bu yolu öngörmüştür. Amaç, yargılamanın asılsız ve usulsüz taleplerle kilitlenmesini önlemektir. Kanun, talebin esasına (hakimin gerçekten taraflı olup olmadığına) ilişkin bir inceleme söz konusu olduğunda, reddedilen hakimin katılımını kesin olarak yasaklamıştır (CMK m. 27). Dolayısıyla, CMK m. 31'deki düzenleme, usul ekonomisi ile görünüşte tarafsızlık arasında, yargılamanın selameti lehine kurulmuş istisnai bir denge olarak kabul edilmelidir. Ayrıca, bu karara karşı itiraz yolunun açık olması da bir güvence teşkil etmektedir.