Mağdurun yaşının tespiti konusunda nüfus kaydı ile Adli Tıp Kurumu'nun kemik yaşı tespiti raporu arasında bir çelişki varsa, mahkeme hangisine itibar etmelidir? Yaş tespitinin tıbben mümkün olmadığı durumlarda izlenecek yol nedir?
Ceza hukukunda, özellikle cinsel suçlarda mağdurun yaşı suçun vasfını doğrudan etkilediğinden, maddi gerçeğin araştırılması esastır. Nüfus kaydı bir karine teşkil etse de, aksi ispatlanabilir. Eğer nüfus kaydı ile ATK'nın bilimsel yöntemlerle (kemik grafisi vb.) tespit ettiği yaş arasında bir çelişki varsa, Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre bilimsel ve tıbbi bir veri olan ATK raporuna üstünlük tanınmalıdır. Eğer ATK, yaş aralığının geniş olması veya kemik gelişiminin tamamlanması gibi nedenlerle kesin bir yaş tespitinin 'tıbben mümkün olmadığını' bildirirse, mahkeme bu şüpheyi sanık lehine yorumlamakla yetinmemelidir. Bu durumda mahkeme, diğer delillerle (tanık beyanları, okul kayıtları, doğum anına ilişkin hastane veya ebe kayıtları, mernis doğum tutanağı gibi) mağdurun gerçek yaşını araştırmaya devam etmeli ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek bir sonuca varmalıdır. (Yargıtay 14. CD, 2014/2208 K.)