CMK m. 210/1'de yer alan 'Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.' hükmü ile tanık beyanının 'belirleyici delil' olması kavramını karşılaştırınız. Bu iki kavram adil yargılanma hakkı açısından aynı anlama mı gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105784

İki kavram birbiriyle ilişkili olsa da tam olarak aynı anlama gelmez. CMK m. 210/1, daha katı ve mutlak bir kuraldır. Eğer bir olayın ispatı *sadece ve sadece* bir tanığın beyanına dayanıyorsa (yegane delil ise), o tanığın duruşmada dinlenmesi zorunludur; önceki ifadesinin okunması yeterli olmaz. 'Belirleyici delil' kavramı ise İHAM ve AYM içtihatlarıyla gelişmiştir ve daha geniştir. Bir tanık beyanı, davadaki tek delil olmasa bile, mahkemenin mahkumiyet kararını vermesinde anahtar rol oynamışsa, yani o beyan olmasaydı mahkumiyet kararı verilemeyecek idiyse, 'belirleyici delil' niteliğindedir. (sen.av.tr makalesi) Bu durumda, tanığın sorgulanmaması yine adil yargılanma hakkını ihlal edebilir, ancak bu ihlalin tespiti, karşı dengeleyici güvencelerin varlığı gibi ek unsurların değerlendirilmesini gerektirir. Özetle, her yegane delil aynı zamanda belirleyici delildir, ancak her belirleyici delil yegane delil olmayabilir.