Soruşturma evresinde ifadesi alınamayan ve kendisine ulaşılamayan bir şüpheli hakkında, 'dava açmaya yeterli şüphe oluşturan delillerin varlığı' koşuluyla iddianame düzenlenmesi mümkün müdür? Yargıtay'ın bu konudaki görüşünü CMK'nın ilgili maddeleriyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105758

Evet, mümkündür. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2007/2513 sayılı kararında da belirtildiği gibi, şüphelinin ifadesinin alınması, iddianamenin düzenlenmesi için mutlak bir zorunluluk veya ön koşul değildir. CMK'nın aradığı temel şart, kamu davası açmak için 'yeterli şüphe' oluşturacak delillerin toplanmış olmasıdır (CMK m. 170/2). Eğer dosyadaki diğer deliller (tanık beyanları, belge, rapor vb.) bu yeterli şüpheyi oluşturuyorsa, şüphelinin ifadesi alınamasa bile savcı iddianame düzenleyebilir. Hatta CMK m. 247/3'ün kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabileceğini öngörmesi, ifadesi alınmadan dava açılmasının mümkün olduğunun bir göstergesidir. Ancak, toplanan deliller yetersizse ve suçun sübutu şüphelinin ifadesine bağlıysa, o zaman ifade alınması 'suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil' niteliği kazanır ve alınmadan düzenlenen iddianame iade edilebilir (CMK m. 174/1-b).