Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu (TCK 104) ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK 109) aynı olayda nasıl bir arada işlenebilir? Yargıtay'ın 'rıza' kavramını bu iki suçun oluşumu açısından nasıl farklı değerlendirdiğini açıklayınız.
Bu iki suçun birlikte işlenmesi mümkündür. Yargıtay'ın yaklaşımına göre, rızanın kapsamı her suç için ayrı değerlendirilir. Mağdur (15-18 yaş), sanıkla cinsel ilişkiye rıza göstermiş olabilir. Bu rıza, eylemin TCK m. 103 (cinsel istismar) kapsamından çıkıp TCK m. 104 kapsamına girmesini sağlar. Ancak, mağdurun cinsel ilişkiye rıza göstermiş olması, aynı zamanda belirli bir yerde (örneğin bir evde veya arabada) zorla tutulmaya veya bir yere gitme özgürlüğünün kısıtlanmasına da rıza gösterdiği anlamına gelmez. Eğer sanık, mağduru cinsel ilişki sonrası gitmek istediği halde zorla alıkoymuşsa veya belirli bir yerde kalmaya mecbur bırakmışsa, cinsel ilişki için verilen rıza, hürriyeti kısıtlamayı kapsamadığından, sanık TCK m. 104'ün yanı sıra ayrıca TCK m. 109'dan da (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) sorumlu olur. (Yargıtay 14. CD, 2015/6166 K. kararının tersi mantıkla). Ancak, mağdurenin kendi isteğiyle sanıkla birlikte kalması durumunda hürriyeti yoksun kılma suçu oluşmaz.