İHAM'ın 'Hulki Güneş/Türkiye' kararında, sanık ve müdafiine, sorgulanamayan tanığın ifade tutanaklarını görme ve bunlara karşı çıkma imkanı verilmiş olması, tanık sorgulama hakkının sağlandığı anlamına gelir mi? Kararın bu konudaki temel tespiti nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105753

Hayır, bu imkanın verilmiş olması tek başına tanık sorgulama hakkının sağlandığı anlamına gelmez. İHAM, 'Hulki Güneş/Türkiye' (19/09/2003, 28490/95) kararında bu durumu net bir şekilde ortaya koymuştur. Kararın temel tespiti şudur: Sanık ve müdafiinin, hükme esas alınan ifade tutanaklarını görme ve bu ifadelerin kanıt olarak kullanılmasına itiraz etme imkanına sahip olmaları önemli bir usuli güvence olmakla birlikte, bu imkan, tanıkların duruşmada 'doğrudan dinlenmelerinin ve sanık tarafından sorgulanabilmelerinin yerini alamaz.' Adil yargılanma hakkı, sadece belgelere karşı savunma yapma hakkı değil, aynı zamanda delilin kaynağı olan kişiyi (tanığı) bizzat sınama, beyanlarının güvenilirliğini ve tutarlılığını çapraz sorgu ile test etme imkanını da içerir. Bu doğrudanlık ve yüz yüzelik imkanı sağlanmadıkça, sadece tutanaklara itiraz hakkı yeterli kabul edilmemiştir.