Tasarrufun iptali davası (İİK m. 277 vd.) ile Muvazaa (TBK m. 19) davası arasındaki temel farkları, özellikle davanın hukuki niteliği ve sonuçları açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105750

İki dava arasındaki temel farklar şunlardır: 1) **Hukuki Niteliği:** Tasarrufun iptali davası, kişisel (şahsi) nitelikte bir davadır. İşlemin kendisi geçerli kabul edilir, sadece davacı alacaklı yönünden ve alacağı oranında sonuç doğurur. Muvazaa davası ise, işlemin baştan itibaren kesin hükümsüzlüğünün tespitine yönelik bir ayni nitelikli davadır. 2) **Sonuçları:** Tasarrufun iptali davası kazanıldığında, malın mülkiyeti borçluya geri dönmez; alacaklı sadece o malı sattırıp alacağını alma yetkisi kazanır. Artan para üçüncü kişiye kalır. Muvazaa davası kazanıldığında ise, işlem hiç yapılmamış sayılır ve malın mülkiyeti tapuda borçlu adına geri tescil edilir, yani borçlunun malvarlığına döner. 3) **Davacı Sıfatı:** Tasarrufun iptali davasını kural olarak elinde aciz belgesi olan alacaklı açabilir. Muvazaa davasını ise işlemin geçersizliğinde hukuki yararı olan herkes (diğer mirasçılar, diğer alacaklılar vb.) açabilir. 4) **Süre:** Tasarrufun iptali davası 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir (İİK m. 284). Muvazaa iddiası ise kural olarak herhangi bir süreye tabi değildir.