Bir kasten yaralama olayında, olayın tek tanığının beyanı ile sanığın savunması çelişiyorsa ve başka delil yoksa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi nasıl uygulanmalıdır? Yargıtay'ın bu tür durumlardaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105655

Ceza yargılamasının temel amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır ve mahkumiyet, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak hüküm kurulamaz. Somut olaydaki gibi, sanığın suçu işlemediğine dair istikrarlı savunması varken, aleyhindeki tek delil bir tanığın çelişkili veya tek başına kalan beyanı ise, bu durum sanığın mahkumiyeti için 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' standardını karşılamaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/6412 sayılı kararında da benzer bir durumda, tanık beyanları arasında çelişki olması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında verilen beraat kararını onamıştır. Bu gibi durumlarda, sanığın savunmasının aksini ispatlayan, yan delillerle desteklenmiş, şüpheyi ortadan kaldıran başkaca kanıtlar yoksa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.