İhalenin feshi davasında 'zarar unsuru'nun ispatı hangi tarafın yükümlülüğündedir ve bu unsurun yokluğu davanın esası açısından ne gibi bir sonuç doğurur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105638

İİK m. 134/8 uyarınca, 'İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.' Dolayısıyla, zarar unsurunu ispat yükü, ihalenin feshini isteyen ilgiliye aittir. Zarar unsurunun gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, mahkeme diğer fesih nedenlerini incelemeden, hukuki yarar yokluğundan davayı esastan reddetmelidir. Örneğin, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/1927 sayılı kararında, 20.000 TL muhammen bedelli bir menkulün 37.000 TL'ye ihale edildiği bir olayda, borçlunun zarar unsurunu ispatlayamadığı, dolayısıyla ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemenin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle talebi reddetmesi ve para cezasına hükmetmemesi gerektiği vurgulanmıştır.