İİK m. 134'te düzenlenen ihalenin feshi talebinin hukuki niteliği nedir? Bu talebin 'dava' olarak değil, 'şikayet' olarak nitelendirilmesinin usul hukuku açısından doğurduğu pratik sonuçlar nelerdir?
İhalenin feshi istemi, medeni usul hukuku anlamında bir 'dava' olmayıp, İcra ve İflas Kanunu'na özgü bir 'şikayet' niteliğindedir (İİK m. 134/2). Bunun en önemli pratik sonuçları şunlardır: 1) Başvuru dilekçesinin, HMK m. 119'da düzenlenen dava dilekçesinin zorunlu unsurlarını taşıması gerekmez. 2) İhalenin feshi istemi, basit yargılama usulüne göre (HMK m. 316-322) ve ivedilikle (İİK m. 134/2'ye göre 20 gün içinde) incelenir. 3) Taraflar duruşmaya gelmese bile dosya işlemden kaldırılmaz ve hakim mevcut delillere göre karar vermek zorundadır (Yargıtay 12. HD, 2013/17301 K.). 4) İcra mahkemesi, genel mahkemeler gibi geniş bir delil serbestisine sahip değildir; incelemesini daha çok şekli ve usuli yönden yapar. 5) Görevli mahkeme genel mahkemeler değil, icra mahkemesidir ve bu konuda bilirkişi görüşüne başvurulamaz.