Bir ceza davasında, savunma tarafının tanığa soru sorma hakkı engellenmiş, ancak mahkumiyet kararı bu tanık beyanına ek olarak başka güçlü delillere de (örneğin DNA raporu, sanığın ikrarı) dayandırılmıştır. Bu durumda, tanık sorgulama hakkının ihlali yine de hükmün bozulmasını gerektirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105623

Bu durum, yargı kararlarında 'bütün olarak yargılamanın hakkaniyeti' (fairness of the proceedings as a whole) ilkesi çerçevesinde değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi'nin 'Yusuf Fil' kararındaki çoğunluk görüşü bu yaklaşıma dayanır. Eğer sorgulanamayan tanık beyanı, mahkumiyet için 'tek veya belirleyici delil' değilse ve mahkumiyet, ondan bağımsız, kendi başlarına mahkumiyete yeterli ve güvenilir başka delillerle de destekleniyorsa, sadece tanık sorgulama hakkının ihlal edilmiş olması tek başına hükmün bozulmasını gerektirmeyebilir. Mahkeme, bu usuli eksikliğin, yargılamanın bütününün adilliğini zedeleyip zedelemediğini tartacaktır. Ancak, bu durumun dahi bir ihlal olduğu, fakat sonucun değişmeyeceği gerekçesiyle reddedilebileceği de savunulabilir. Karşı oyda belirtilen üç aşamalı test, bu gibi durumlarda daha net bir çerçeve sunmaktadır: Eğer tanık beyanı belirleyici değilse, ihlal iddiası bu aşamada reddedilebilir.