Sanığın, 15 yaşından küçük mağdura karşı 'fuhuş ve cinsel istismar' suçlarını birlikte işlemesi durumunda, bu fiiller 'insan ticareti' suçunun bir unsuru sayılır mı, yoksa TCK m. 44'teki fikri içtima hükümleri mi uygulanır? Yargıtay'ın bu konudaki görüşü nedir?
Bu durumda, insan ticareti suçunun unsuru sayılmaz ve TCK m. 44 (fikri içtima) hükümleri uygulanır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/4650 sayılı kararında bu durum şöyle açıklanmıştır: Sanığın 15 yaşından küçük bir çocuğu fuhuşa sürüklemesi eylemi, hem TCK m. 227 (fuhuş) hem de TCK m. 103 (çocuğun cinsel istismarı) suçlarını oluşturur. Cinsel istismar suçu, çocuğun cinsel dokunulmazlığına yönelik bir fiildir. Bu iki suç, tek bir fiil (fuhuş yaptırma eylemi) ile işlendiği için aralarında fikri içtima ilişkisi vardır. TCK m. 44 uyarınca, bu durumda fail sadece cezası daha ağır olan suçtan, yani 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan cezalandırılır. İnsan ticareti suçu ise ayrı bir eylemle (tedarik, sevk vb.) işlenmişse ayrıca cezalandırılır, ancak cinsel istismar eyleminin kendisi insan ticareti suçunun bir unsuru değildir.