Bir ceza davasında, mahkumiyetin en önemli delili olan tanık beyanının, tanık duruşmada dinlenmeden, sadece soruşturma aşamasındaki ifadesinin okunması suretiyle hükme esas alınması, İHAM'ın 'Kolu/Türkiye' kararında nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105607

İHAM'ın 'Kolu/Türkiye' kararında (02.08.2005, 35811/97) bu durum, adil yargılanma hakkının (İHAS m. 6) ihlali olarak değerlendirilmiştir. Kararda vurgulanan temel ilke şudur: Deliller, kural olarak sanığın da katıldığı çelişmeli bir duruşmada ortaya konulmalıdır. Eğer bir mahkumiyet, sanığın soruşturma aşamasında veya yargılama öncesinde sorgulama imkanı bulamadığı bir kişinin beyanlarına 'tek veya belirleyici delil' olarak dayanırsa, savunma hakkı Sözleşme'nin 6. maddesindeki güvencelere aykırı bir şekilde sınırlandırılmış olur. Sadece ifadenin okunması ve sanığa buna itiraz etme imkanı verilmesi, tanığı doğrudan sorgulama, tavırlarını gözlemleme ve beyanının güvenilirliğini test etme hakkının yerini tutmaz. Bu nedenle, belirleyici nitelikteki tanığın duruşmada dinlenmemesi, yargılamanın hakkaniyetini zedeler.