Şüpheden sanık yararlanır ilkesi' ile Anayasa'da ve AİHS'de güvence altına alınan 'masumiyet karinesi' (suçsuzluk karinesi) arasındaki kavramsal ilişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105575

'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi, 'masumiyet karinesi'nin doğal bir uzantısı ve somut bir sonucudur. Masumiyet karinesi (Anayasa m. 38/4, AİHS m. 6/2), bir kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla kesin olarak sabit oluncaya kadar masum kabul edilmesini ifade eden genel bir prensiptir. Bu prensip, ispat yükünün iddia makamında (savcılıkta) olduğunu ve sanığın suçsuzluğunu ispatlamak zorunda olmadığını belirtir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ise bu genel prensibin yargılamanın sonunda, karar aşamasında nasıl uygulanacağını gösteren bir kuraldır. Eğer iddia makamı, ispat yükümlülüğünü yerine getiremeyip sanığın suçluluğunu her türlü şüpheden uzak bir kesinlikle kanıtlayamazsa, masumiyet karinesi gereği, ortaya çıkan şüphe sanık lehine yorumlanır ve sanık hakkında beraat kararı verilir. Kısacası, masumiyet karinesi süreç boyunca sanığı koruyan bir zırh ise, şüpheden sanık yararlanır ilkesi bu zırhın delinemediği durumlarda devreye giren bir kılıçtır.