Anayasa Mahkemesi'nin 'Yusuf Fil' kararında, sanığın mahkumiyetine gerekçe olarak gösterilen 'Bank Asya hesap hareketleri' ve 'Bylock kullanımı' delillerinin tek başına mahkumiyet için yeterli olup olmadığına ilişkin değerlendirmesi nasıldır? Bu durum, sorgulanamayan tanık beyanının önemini nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105568

AYM, 'Yusuf Fil' kararının karşı oy gerekçesinde, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına atıf yaparak bu delillerin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığını değerlendirmiştir: 1) **Bank Asya Hesap Hareketleri:** Örgüt liderinin talimatı sonrası, örgüte yardım veya bankayı kurtarma amacıyla yapıldığı kanıtlanmayan, rutin bankacılık faaliyeti niteliğindeki hesap hareketleri tek başına örgüt üyeliği için delil sayılamaz. 2) **ByLock Kullanımı:** Sadece ByLock uygulamasının telefona indirilmiş olması yeterli değildir. Yargıtay içtihatlarında aranan 'ByLock Tespit ve Değerlendirme Raporu' ve 'teknik bilirkişi raporu' gibi delillerle, programın örgütsel amaçla ve hiyerarşi içinde kullanıldığının ispatlanması gerekir. Karşı oya göre, bu iki delil tek başına mahkumiyet için yetersiz olduğundan, dosyada geriye kalan ve sorgulanamayan tanık beyanı, mahkumiyet için 'tek veya belirleyici delil' konumuna gelmiştir. Bu durum, tanığın sorgulanamamasının adil yargılanma hakkı üzerindeki etkisini çok daha kritik hale getirmiştir.