Alacaklı, İİK m. 68'deki belgelere dayanarak itirazın kesin kaldırılmasını talep etmiş, ancak borçlu, bu borcun hile veya korkutma ile doğduğunu iddia etmiştir. İcra mahkemesi bu iddiayı inceleyebilir mi? Mahkeme nasıl bir karar vermelidir?
Hayır, icra mahkemesi borçlunun hile veya korkutma gibi irade fesadına dayalı iddialarını inceleyemez. İtirazın kaldırılması yargılaması, sınırlı yetkili bir mahkeme olan icra mahkemesinde, sadece belirli belgeler üzerinden yürütülen dar kapsamlı bir incelemedir. İrade fesadı iddiaları, tanık dinlenmesini, yemin teklifini ve geniş kapsamlı bir yargılamayı gerektirdiğinden, bu iddiaların incelenme yeri genel mahkemelerdir (Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemesi). Bu durumda icra mahkemesi, görevsizlik kararı vermez. Alacaklı, alacağını İİK m. 68'deki geçerli bir belge ile ispatlamış olduğu ve borçlu da itirazını aynı nitelikte bir belge ile ispatlayamadığı için, icra mahkemesi borçlunun irade fesadı iddiasını dikkate almadan 'itirazın kesin olarak kaldırılmasına' karar vermelidir. Borçlu, bu karardan sonra, borçlu olmadığının tespiti için genel mahkemelerde menfi tespit davası açarak hile veya korkutma iddialarını orada ispatlamaya çalışabilir.