HMK m. 123 uyarınca davanın geri alınması, davalının 'açık rızası' ile mümkündür. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/3815 sayılı kararında, davalının geri almaya karşı bir beyanda bulunmaması durumunda ne gibi bir usuli eksiklik ortaya çıkmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105458

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/3815 sayılı kararında, davacının 'atiye terk' (geri alma) beyanına karşı davalının sessiz kalması veya bir beyanda bulunmaması, HMK m. 123'te aranan 'açık rıza' şartının gerçekleştiği anlamına gelmez. Mahkemenin, davalının açık rızasını almadan, sadece davacının beyanına dayanarak davanın geri alınmış sayılmasına yönelik bir karar vermesi usuli bir eksikliktir. Hakimin, davalıya bu konuda rızasının olup olmadığını net bir şekilde sorması ve bu rızayı tutanağa geçirmesi gerekir. Davalının sessiz kalması zımni kabul olarak yorumlanamaz. Bu usuli eksiklik, kararın bozulması nedenidir, zira davalının, davanın esastan karara bağlanarak lehine kesin hüküm elde etme veya yargılama gideri ve vekalet ücretine tam olarak hak kazanma gibi menfaatleri olabilir.