Mağdurda 'hafif derecede zeka geriliği' olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı bir olayda, failin eyleminin TCK m. 103 (cinsel istismar) mü yoksa TCK m. 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) mü kapsamında değerlendirileceğine karar verilirken mahkeme hangi unsurları araştırmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #105443

Bu durumda mahkemenin araştırması gereken kilit unsur, failin, mağdurun bu zeka geriliği durumunu bilip bilmediği veya bilebilecek durumda olup olmadığıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/11817 sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır. Eğer ATK raporunda 'bu durumun hekim olmayanlarca anlaşılamayacağı' belirtilmişse ve fail ile mağdur arasında önceden bir tanışıklık yoksa, failin bu durumu bilmediği varsayılır. Bu halde, failin kastı sağlıklı bir bireyle ilişki kurmaya yönelik olduğundan, eylem TCK m. 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) kapsamında değerlendirilir. Ancak, failin mağdurla uzun süreli bir tanışıklığı varsa, ailevi veya sosyal ilişkileri mevcutsa ve bu zeka geriliği durumu dışarıdan anlaşılabilecek nitelikteyse veya failin bu durumu bildiğine dair başka deliller varsa, failin mağdurun irade zayıflığından faydalandığı kabul edilir ve eylem, cezası daha ağır olan TCK m. 103 (cinsel istismar) kapsamında değerlendirilir.