CMK m.134 uyarınca bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama ve el koyma tedbirinin uygulanabilmesi için aranan 'başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması' koşulunu, 'orantılılık' ve 'gereklilik' (subsidiarite) ilkeleri çerçevesinde yorumlayınız.
'Başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması' koşulu, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen 'ölçülülük' ilkesinin ceza muhakemesi hukukundaki özel bir yansımasıdır. Ölçülülük ilkesinin alt ilkelerinden olan 'gereklilik' (subsidiarite/ikincillik), bir amaca ulaşmak için birden fazla araç varsa, temel hak ve özgürlüklere en az müdahale eden aracın seçilmesi gerektiğini ifade eder. CMK m.134'teki bu koşul, tam olarak bu ilkeyi karşılar. Bilgisayarlarda arama, kişinin özel hayatının gizliliği, haberleşme hürriyeti ve kişisel verilerinin korunması gibi birçok temel hakka aynı anda ve çok yoğun bir şekilde müdahale eden, son derece 'invaziv' bir tedbirdir. Bu nedenle kanun koyucu, bu ağır tedbire başvurulmasını en son çare olarak görmüştür. Savcılık ve mahkeme, dijital materyallerde arama kararı vermeden önce, aranan delilin tanık beyanı, fiziki belge, kamera kaydı gibi daha az müdahaleci yöntemlerle elde edilip edilemeyeceğini araştırmak zorundadır. Eğer başka bir yolla delile ulaşmak mümkünse, dijital arama tedbiri 'gerekli' ve 'orantılı' olmayacağından, hukuka aykırı hale gelir. Bu koşul, dijital delil aramanın keyfi ve yaygın bir şekilde kullanılmasını önleyen en önemli güvencedir.