Kasten yaralama suçunda failin öldürme kastıyla hareket etmediği, ancak mağdurun birden fazla ve bazıları hayati tehlike yaratacak nitelikte yara aldığı bir durumda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2011/150 K.) failin eylemini 'öldürmeye teşebbüs' yerine 'kasten yaralama' (TCK m.87/1-d) olarak nitelendirmesinin arkasındaki temel mantık ve dikkate aldığı kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104746

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu tür kararlarının arkasındaki temel mantık, failin kastının 'öldürmeye' değil, 'yaralamaya' yönelik olduğuna dair şüphenin sanık lehine yorumlanmasıdır. YCGK, sadece yaranın niteliğine ve sayısına değil, olayın bütününü değerlendirerek bir sonuca varır. 2011/150 K. sayılı kararda ve benzer içtihatlarda dikkate alınan kriterler şunlardır: 1. **Husumetin Yokluğu:** Taraflar arasında önceden gelen ve öldürmeyi gerektirecek derin bir husumet bulunmaması. 2. **Olayın Ani Gelişmesi:** Kavganın ani bir tartışma sonucu, anlık bir öfkeyle başlaması. 3. **Hedef Seçme İmkanının Olmaması:** Kavganın hareketli ve karmaşık ortamında, failin bilinçli bir şekilde hayati bölgeleri hedef seçme imkanının kısıtlı olması. 4. **Eyleme Kendiliğinden Son Verme:** Failin, mağduru daha fazla yaralama veya öldürme imkanı varken, herhangi bir dış engel olmaksızın eylemine kendiliğinden son vermesi. 5. **Hayati Tehlike Yaratan İsabetlerin Sınırlı Kalması:** Çok sayıda yara olmasına rağmen, öldürücü nitelikteki isabetlerin sayısının sınırlı kalması, failin öldürme konusunda ısrarcı olmadığını gösterebilir. Bu unsurlar bir arada değerlendirildiğinde, failin kastının öldürmeye yönelik olduğu 'şüpheden uzak, kesin bir şekilde' ispatlanamıyorsa, eylem kasten yaralama olarak kabul edilir. Yara hayati tehlike yarattığı için de ceza TCK m.87/1-d'ye göre ağırlaştırılır.