Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/6327 K. sayılı kararında, karşılıksız yararlanma (kaçak su) suçunda TCK m.168/5'te düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün bir 'dava şartı' olarak nitelendirilmesinin soruşturma evresindeki sonuçları nelerdir? Cumhuriyet savcısının bu aşamada yapması gereken işlemler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104738

Yargıtay, TCK m.168/5'i (failin cezasız zararı ödemesi halinde kamu davası açılmaması) bir 'dava şartı' olarak nitelendirmiştir. Bunun soruşturma evresindeki sonucu, Cumhuriyet savcısının bu şart gerçekleşmeden iddianame düzenleyememesidir. Savcının bu şartın yerine getirilmesi için belirli usuli işlemleri yapma yükümlülüğü doğar. Yargıtay 2. CD'nin ilgili kararına göre savcının yapması gerekenler şunlardır: 1. **Zararı Tespit Etmek:** Savcı, kurumun bildirdiği ceza ve faizleri içeren tutarı değil, 'normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarını' tespit etmelidir. Bu, teknik bir konu olduğu için, gerekirse CMK m.83 ve m.162 uyarınca Sulh Ceza Hâkimliğinden 'keşif ve bilirkişi incelemesi' talep ederek zararı netleştirmelidir. 2. **Bildirimde Bulunmak (İhtar):** Tespit edilen bu gerçek zarar miktarını şüpheliye usulünce bildirmeli ve bu miktarı kamu davası açılmadan önce tamamen ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağını (kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceğini) ihtar etmelidir. 3. **Makul Süre Vermek:** Şüpheliye bu ödemeyi yapması için makul bir süre tanımalıdır. Savcı, bu işlemleri yapmadan, yani şüpheliye etkin pişmanlıktan yararlanma imkanını sunmadan iddianame düzenlerse, bu durum 'suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan bir delil toplanmadan' dava açılması anlamına gelir ve iddianamenin CMK m.174 uyarınca iadesi gerekir.