Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda 'yazılı yargılama usulü'nde, davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamış olması, ön inceleme aşamasında bu eksikliği gidermesine olanak tanır mı? Bu konudaki Yargıtay içtihadının gerekçesini HMK m. 119, 121 ve 140 bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104688

Hayır, olanak tanımaz. HMK'nın temel prensibi, 'delillerin dilekçelerle birlikte sunulması'dır. HMK m. 119/1-f uyarınca davacı, iddia ettiği her bir vakıayı hangi delillerle ispat edeceğini dava dilekçesinde belirtmek zorundadır. HMK m. 121 ve 129 da bu ilkeyi destekler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/2175 E., 2018/6232 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, davacı dava dilekçesinde tanık deliline hiç dayanmamışsa, sonradan bu delile dayanması mümkün değildir. Ön inceleme aşamasında, HMK m. 140/5 uyarınca taraflara dilekçelerinde 'gösterdikleri' ancak henüz 'sunmadıkları' belgeleri sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgeler için bilgi vermeleri için süre verilir. Bu hüküm, dilekçede hiç dayanılmayan yeni bir delilin (örneğin tanık listesi) sunulmasına imkan tanımaz. Dolayısıyla, davacı dilekçesinde tanık deliline dayanmamışsa, ön incelemede verilen süre bu eksikliği gidermez ve mahkemenin sonradan dinlenen tanıkların beyanlarını hükme esas alması usule aykırıdır. Bu, iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağının bir sonucudur.