Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru süresinin başlangıcı için benimsediği 'UYAP'tan öğrenme' kriteri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 'mahkemeye erişim hakkı' içtihadı ve 'hukuki belirlilik' ilkesi çerçevesinde nasıl değerlendirilebilir? AYM'nin Hüseyin Aşkan ve AİHM'in Üçdağ kararlarını mukayese ederek analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104670

AYM'nin, 6216 sayılı Kanun'un 47/5. maddesindeki 'ihlalin öğrenildiği tarih' ibaresini geniş yorumlayarak, bir avukatın UYAP üzerinden dosyaya girip kararı 'okuduğu' anı öğrenme tarihi kabul etmesi (Hüseyin Aşkan kararı), AİHM içtihadı açısından sorunludur. AİHM'e göre mahkemeye erişim hakkı (AİHS m. 6), başvuru sürelerinin açık, öngörülebilir ve aşırı şekilcilikten uzak bir şekilde uygulanmasını gerektirir. UYAP'taki 'Doküman Okuma' kaydının, kararın gerekçesinin fiilen ve etkin bir şekilde öğrenildiği anlamına geldiği varsayımı, öngörülebilirliği azaltmaktadır. Özellikle Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nde tebligatın yapılmış sayılması için 5 günlük bir süre öngörülmüşken, UYAP'a anlık erişimin süreyi başlatması, ulusal mevzuatla da çelişki yaratabilmektedir. AİHM'in Üçdağ kararında vurguladığı gibi, başvuru sürelerinin başlaması için ilgilinin kararın içeriğinden 'fiili olarak haberdar olması' gerekir ve başvuru yollarının bildirilmemesi gibi ilgilinin kontrolü dışındaki sebeplerle hakkın kısıtlanması ihlal oluşturur. AYM'nin uygulamasının, kararlarda 'UYAP'tan öğrenme tarihinin süreyi başlatacağına' dair açık bir ihtar bulunmadığı durumlarda, Üçdağ kararındaki 'öngörülemezlik' ve 'aşırı şekilcilik' eleştirilerine maruz kalması muhtemeldir.