Bir idari dava devam ederken davacı tüzel kişinin ticaret sicilinden 're'sen terkin' edilmesi, davanın taraf ehliyeti açısından ne gibi bir sonuç doğurur ve mahkeme bu durumda İYUK m.26 uyarınca nasıl bir yol izlemelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104654

Bir tüzel kişinin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesi (örneğin, TTK Geçici 7. madde uyarınca sermaye artırımı yapmayan veya genel kurullarını toplamayan şirketler gibi), o şirketin 'tüzel kişiliğinin sona erdiği' anlamına gelir. Hukuken varlığı sona eren bir tüzel kişinin, davalarda 'taraf olma ehliyeti' de ortadan kalkar. Bu durum, İYUK m. 26/1 kapsamında, 'tarafların kişiliğinde değişiklik' olarak nitelendirilir. Bu durumda mahkeme, davayı esastan inceleyip karara bağlayamaz. Danıştay 13. Dairesi'nin 2012/3884 E., 2015/2871 K. sayılı kararında izlenen yola göre, mahkemenin yapması gereken usuli işlem şudur: Şirketin tasfiye sürecine girip girmediğini ve haklarını takip edecek bir tasfiye memuru veya başka bir yasal temsilci (halef) atanıp atanmadığını araştırmalıdır. Eğer bir yasal temsilci varsa, bu temsilcinin davayı takip etme iradesini göstermesi için beklenir. Bu süreçte mahkeme, 'davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına' karar verir. Davayı takip edecek bir halef ortaya çıkmazsa veya belirli bir süre içinde dava yenilenmezse, dava konusuz kalabilir veya açılmamış sayılmasına karar verilebilir. Ancak öncelikli işlem, dosyanın işlemden kaldırılmasıdır.