Sicil iptal davasında, 'sicil safahatı' kavramı mahkemeler tarafından nasıl bir ölçüt olarak kullanılmaktadır? Bir personelin sicil safahatı ile dava konusu sicil notu arasındaki uyumsuzluk, ispat hukuku açısından ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104556

'Sicil safahatı' (veya sicil geçmişi/eğilimi), bir personelin meslek hayatı boyunca aldığı sicillerin genel ortalamasını, istikrarını ve seyrini ifade eden bir kavramdır. Mahkemeler, dava konusu sicil notunun objektif olup olmadığını değerlendirirken, bu sicil safahatını en önemli 'karşılaştırma ölçütü' olarak kullanır. Sicil safahatı ile dava konusu sicil notu arasındaki uyumsuzluk, ispat hukuku açısından 'sicil işleminin hukuka aykırılığına dair güçlü bir karine' anlamına gelir. Mahkemenin değerlendirmesi şöyledir: Eğer bir personel, uzun yıllar boyunca farklı amirlerden, farklı görev yerlerinde sürekli olarak 'çok iyi' veya 'pekiyi' düzeyinde (örneğin 90-100 aralığında) siciller almışsa, bu durum o personelin genel performans düzeyini ve liyakatini gösteren objektif bir veri ('sicil alma eğilimi') oluşturur. Bu istikrarlı geçmişe rağmen, belirli bir sicil döneminde aniden, somut ve haklı bir gerekçe (ağır bir disiplin suçu, görevde bariz başarısızlık vb.) olmaksızın notunun 70'lere veya daha altına düşürülmesi, bu yeni sicilin personelin gerçek performansını yansıtmadığını, keyfi veya sübjektif saiklerle verildiğini düşündürür. Bu durumda mahkeme, sicilin hukuka uygunluğunu ispat etme yükümlülüğünü davalı idareye yükler. İdare bu ani düşüşü makul ve belgeli bir şekilde açıklayamazsa, sicil safahatıyla uyumsuz olan sicil iptal edilir (AYİM.1.D. E.2001/1220 K.2001/1184).