CMK m.91/4 uyarınca, yakalama veya gözaltına alma işlemine karşı Sulh Ceza Hâkimine yapılan itirazın 'evrak üzerinden' incelenmesi kuralı, adil yargılanma hakkı kapsamındaki 'çelişmeli yargılama' ve 'duruşmada hazır bulunma' ilkeleri açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104546

CMK m.91/4'ün itirazın evrak üzerinden incelenmesini öngörmesi, ilk bakışta çelişmeli yargılama ve duruşmada hazır bulunma ilkeleriyle bir gerilim yaratıyor gibi görünse de, koruma tedbirlerinin niteliği ve sürecin aciliyeti göz önüne alındığında makul kabul edilebilir. Değerlendirme şu şekilde yapılabilir: * **Lehe Değerlendirme (Meşruiyet):** Yakalama ve gözaltı, kişinin özgürlüğünü kısıtlayan ve acil karar gerektiren tedbirlerdir. Kanun koyucu, bu tedbirlere karşı yapılan itirazın 'ivedilikle' ve en geç 24 saat içinde sonuçlandırılmasını zorunlu kılmıştır. Duruşma açılması, tarafların çağrılması gibi usuli işlemler bu süreci uzatacak ve tedbirin amacını anlamsız kılacaktır. Bu nedenle, süratli bir yargısal denetim sağlamak amacıyla evrak üzerinden inceleme usulü benimsenmiştir. Bu, Anayasa m.19'da öngörülen 'kısa sürede hâkim önüne çıkarılma' güvencesinin pratik bir yansımasıdır. * **Aleyhe Değerlendirme (Potansiyel İhlal):** Diğer yandan, bu usul çelişmeli yargılama ilkesini sınırlar. Yakalanan kişi veya müdafisi, itiraz dilekçesinde belirttiği hususları sözlü olarak açıklama ve savcılığın yakalama gerekçelerine doğrudan cevap verme imkanından mahrum kalır. Özellikle, yakalamanın veya gözaltının hukuki şartlarının (kuvvetli şüphe, zorunluluk vb.) bulunup bulunmadığına ilişkin fiili tartışmaların yapılması engellenmiş olur. AİHM, özgürlükten mahrum bırakmaya ilişkin kararların verildiği süreçlerde, kural olarak tarafların dinlendiği bir duruşma yapılmasını (sözlülük ilkesi) adil yargılanma hakkının bir gereği olarak görmektedir. Ancak, sürecin aciliyeti ve ilk denetim niteliği, bu kuralın istisnalarını oluşturabilir. Bu nedenle, CMK'daki bu düzenleme, hızlı bir denetim sağlama amacı ile çelişmeli yargılama ilkesi arasında bir denge kurma çabası olarak görülebilir.