Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurularda süre hesabı için benimsediği 'öğrenme' kriteri ile 'başvuru hakkının kötüye kullanılması' müessesesi arasında potansiyel bir gerilim var mıdır? Avukatların UYAP'a erişiminin bu bağlamdaki risklerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104535

Evet, potansiyel bir gerilim ve risk mevcuttur. AYM, bir yandan başvuru süresini başlatmak için avukatın UYAP'a girişini 'öğrenme' sayarak çok katı bir usul kuralı uygularken, diğer yandan avukatları 'başvuru hakkını kötüye kullanmakla' itham edip para cezası verebilmektedir. Bu iki uygulama arasındaki gerilim şuradan kaynaklanmaktadır: Bir avukat, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için Yargıtay kararını tebliğ beklemeden UYAP'tan kontrol etmek isteyebilir. Bu, mesleki özenin bir gereğidir. Ancak bu kontrol, AYM tarafından 'öğrenme' kabul edilip 30 günlük süreyi başlattığı için, avukat bu tarihten itibaren süreyi kaçırma riski altına girer. Avukat, bu riski almamak için kararı UYAP'tan kontrol etmeyip resmi tebliği beklerse, bu sefer de müvekkiline karşı mesleki özen yükümlülüğünü aksattığı eleştirisiyle karşılaşabilir. Dahası, eğer bir avukat, UYAP'tan öğrendiği halde süreyi kaçırdıktan sonra 'öğrenmedim, tebliğ bekliyordum' gibi bir savunma yaparsa, AYM bu durumu 'başvuru hakkının kötüye kullanılması' olarak değerlendirip yaptırım uygulayabilir. Bu durum, avukatları mesleki özen ile hak kaybı riski arasında sıkıştıran, hukuki belirlilikten uzak ve çelişkili bir ortam yaratmaktadır (zulkufarslan.av.tr).