İstinaf ve temyiz kanun yolları arasında, başvuru sırasında 'sebep gösterme zorunluluğu' açısından ne gibi temel bir farklılık bulunmaktadır? Bu farklılığın kanun yollarının niteliğiyle olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104503

İstinaf ve temyiz arasında sebep gösterme zorunluluğu açısından temel bir farklılık vardır: * **İstinaf:** CMK m.273/4'e göre, sanık ve katılan gibi tarafların istinaf başvurularında 'nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz'. Yani, sanık veya katılan için istinafta sebep gösterme zorunluluğu yoktur. Sadece Cumhuriyet savcısı için gerekçeli başvuru zorunluluğu vardır (m.273/5). Bu durum, istinafın hem 'maddi vakıa' (olay denetimi) hem de 'hukuki denetim' yapan ikinci bir yargılama derecesi olmasından kaynaklanır. Bölge adliye mahkemesi, dosyayı sebeple bağlı olmaksızın bütün yönleriyle yeniden inceler. * **Temyiz:** CMK m.294/1'e göre, 'Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır'. Gerekçe gösterilmemesi, başvurunun CMK m.298 uyarınca reddedilmesi sonucunu doğurur. Bu zorunluluk, temyizin sadece 'hukuki denetim' yapan bir kanun yolu olmasından kaynaklanır. Yargıtay, maddi vakıa denetimi yapmaz; sadece bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun olup olmadığını, temyiz dilekçesinde belirtilen 'hukuka aykırılık sebepleri' ile sınırlı olarak inceler. Kanun koyucu, 5271 sayılı CMK ile 're'sen temyiz' sisteminden vazgeçerek 'sebebe bağlı temyiz' sistemini benimsemiştir (sen.av.tr/tr/makale/temyizde-gerekce-gosterme-zorunlulugu-nedeniyel-istinaf -kararinda-bilgi-verme-yukumlulugu).