CMK m.162'nin gerekçesi, bu maddenin 'soruşturma işlemlerinde hâkim kararına bağlı olanların ne suretle yerine getirilebileceğini saptamış' olduğunu belirtmektedir. Bu ifadeden hareketle, CMK m.162'nin, soruşturma evresinde savcılık ile sulh ceza hâkimliği arasındaki 'iş bölümü' ve 'yetki dağılımı'nı düzenleyen temel bir norm olduğunu söylemek mümkün müdür? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104460

Evet, bu ifadeye dayanarak CMK m.162'nin, soruşturma evresinde savcılık ve sulh ceza hâkimliği arasındaki iş bölümü ve yetki dağılımını düzenleyen temel bir norm olduğunu söylemek mümkündür. CMK, soruşturmanın yürütülmesi görev ve yetkisini Cumhuriyet savcısına vermiştir (CMK m.160, 161). Ancak Anayasa ve kanunlar, temel hak ve özgürlüklere yönelik ağır müdahaleler için bir 'hâkim güvencesi' aramaktadır. CMK m.162, bu iki ilkeyi birleştiren bir köprü görevi görür. Soruşturmanın 'yürütücüsü' olan savcı, kendi yetkisiyle yapamayacağı, ancak bir 'hâkim kararı' gerektiren bir işleme (arama, tutuklama, el koyma, iletişimin denetlenmesi vb.) ihtiyaç duyduğunda, bu talebini hangi yargısal makama ve nasıl ileteceğini CMK m.162 düzenler. Madde, bu makamın 'sulh ceza hâkimi' olduğunu ve hâkimin de talebin 'kanuna uygunluğunu denetleyerek' karar vereceğini belirtir. Dolayısıyla bu madde, savcının soruşturma yetkisi ile hâkimin yargısal denetim ve karar yetkisi arasındaki sınırı ve geçiş mekanizmasını tanımlayarak, soruşturma evresindeki temel iş bölümünü ve yetki dağılımını belirleyen anahtar bir hükümdür (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-162-sorusturmada-cumhuriyet-savcisinin-hakim-karari-istemi.html).