İYUK m. 26/3'te düzenlenen, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde 'davanın açılmamış sayılması' yaptırımının uygulanabilmesi için hangi usuli aşamaların takip edilmesi gerekir? Usulsüz bir tebligata dayanılarak bu kararın verilmesinin hukuki sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104441

İYUK m. 26/3'e göre 'davanın açılmamış sayılması' kararının verilebilmesi için izlenmesi gereken usuli yol şöyledir: 1. **Tebligatın İmkansızlığı:** Mahkeme tarafından davacının dava dilekçesinde gösterdiği adrese gönderilen tebligatın yapılamaması ve iade edilmesi gerekir. 2. **Dosyanın İşlemden Kaldırılması:** Bu durumda mahkeme, ara kararıyla 'yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına' karar verir. Bu karar diğer tarafa tebliğ edilir. 3. **Bekleme Süresi:** Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 'bir yıl' beklenir. 4. **Davanın Açılmamış Sayılması:** Davacı, bu bir yıllık süre içinde yeni ve geçerli bir adres bildirerek dosyanın yeniden işleme konulmasını istemezse, mahkeme bir yılın sonunda 'davanın açılmamış sayılmasına' karar verir. Bu sürecin temel şartı, ilk tebligatın 'usulüne uygun' olarak yapılmaya çalışılması ancak imkansız hale gelmesidir. Eğer mahkeme, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı, usulsüz bir tebligat işlemine dayanarak dosyayı işlemden kaldırır ve sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verirse, bu karar hukuka aykırı olur. Danıştay 11. Dairesi'nin 2012/597 K. sayılı kararında olduğu gibi, temyiz incelemesinde bu usulsüzlük tespit edildiğinde, davanın açılmamış sayılması kararı bozulur ve dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.