Failin, öldürme kastı olmadan, sadece yaralama kastıyla gerçekleştirdiği bir eylem sonucu mağdurun ölmesi durumunda (TCK m. 87/4), failin bu ağırlaşmış neticeden sorumlu tutulabilmesi için TCK m. 23 ('Netice sebebiyle ağırlaşan suç') açısından aranan 'taksir' unsurunun asgari içeriği ne olmalıdır? Bir örnek üzerinden açıklayınız.
TCK m. 23, bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticeye ilişkin olarak en azından 'taksirle' hareket etmesi gerektiğini düzenler. TCK m. 87/4 (kasten yaralama sonucu ölüm) bu ilkenin özel bir uygulama alanıdır. Burada 'taksir' unsurunun asgari içeriği, 'objektif öngörülebilirlik'tir. Yani, failin yaptığı yaralama eyleminin, hayatın olağan akışına ve genel yaşam tecrübelerine göre bir ölüm neticesi doğurabileceğinin, ortalama, makul bir insan tarafından öngörülebilir olmasıdır. Failin bizzat bu sonucu öngörmüş olması şart değildir. **Örnek:** Fail, mağdurla kavga ederken elindeki bir sopa ile mağdurun kafasına sert bir darbe vurur. Failin amacı öldürmek değil, sadece yaralayıp etkisiz hale getirmektir. Ancak darbe sonucu mağdur beyin kanaması geçirerek ölür. Burada failin kastı yaralamaya yöneliktir. Ancak, bir insanın kafasına sopa gibi sert bir cisimle vurmanın ölümle sonuçlanabilecek bir beyin kanamasına yol açabileceği, objektif olarak öngörülebilir bir risktir. Fail, bu öngörülebilir neticeye karşı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı için, ölüm neticesi bakımından en azından taksirle hareket etmiş sayılır ve TCK m. 87/4'ten sorumlu tutulur.