Temyiz kanun yolunda gerekçe gösterme zorunluluğu (CMK m.294) kuralının, bölge adliye mahkemesi kararlarında ve tebliğ mazbatalarında belirtilmesinin hukuki dayanağı nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2023/242 E.) bu konudaki kararının temelini oluşturan anayasal ve yasal ilkeleri açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104331

YCGK'nın 22.11.2023 tarihli (2023/242 E.) kararına göre, bölge adliye mahkemeleri temyizi kabil kararlarında, temyiz başvurusunun gerekçeli olması gerektiği ve gerekçesiz başvuruların reddedileceği (CMK m.298) hususunu açıkça belirtmek zorundadır. Bu zorunluluğun hukuki dayanakları şunlardır: 1. **Anayasa m.40/2:** 'Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.' YCGK, 'gerekçe gösterme zorunluluğunu' bu hüküm kapsamında, başvurulacak kanun yolunun usul ve şekline dair devletin bildirmekle yükümlü olduğu bir bilgi olarak yorumlamıştır. 2. **CMK m.34/2:** 'Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.' YCGK, 'gerekçe gösterme' zorunluluğunu, kanun yolunun 'şekil' şartlarından biri olarak kabul etmiş ve bu nedenle kararda belirtilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. 3. **Hukuk Devleti İlkesi:** İlgililerin hak arama hürriyetlerini etkin bir şekilde kullanabilmeleri, usuli kurallar hakkında doğru ve tam olarak bilgilendirilmelerine bağlıdır. Gerekçe yokluğunun başvurunun reddi gibi ağır bir sonuca yol açması, bu bilginin verilmesini 'hukuk devleti' ilkesinin bir gereği haline getirir. Bu ilkelere göre, bildirim yapılmadığında temyiz süresi öğrenme ile başlar ve süresinde gerekçe sunulmadığı gerekçesiyle başvuru reddedilemez (sen.av.tr/tr/makale/temyizde-gerekce-gosterme-zorunlulugu-nedeniyel-istinaf -kararinda-bilgi-verme-yukumlulugu).