İYUK m. 26/1 uyarınca, bir idari dava devam ederken davacı olan tüzel kişinin (örneğin bir şirket veya vakıf) tüzel kişiliğinin sona ermesi (kapatılma, sicilden terkin vb.) durumunda mahkemenin yapması gereken usuli işlem nedir? Bu durumun davanın seyrine etkisini izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104318

İYUK m. 26/1, dava esnasında tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olması halini düzenler. Bir tüzel kişinin kapatılması veya ticaret sicilinden terkin edilmesi, 'kişiliğinde değişiklik' veya 'tüzel kişiliğin sona ermesi' anlamına gelir. Bu durumda mahkeme, davayı esastan karara bağlayamaz. Danıştay'ın yerleşik uygulamasına göre (ör. Danıştay 13. Daire, 2015/6345 E., 2017/1178 K. - Mevlana Üniversitesi kararı), mahkemenin yapması gereken işlem, 'davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına' karar vermektir. Tüzel kişiliğin sona ermesiyle birlikte, onun hak ve borçları, kanun veya ana sözleşme gereği bir başka kişiye veya kuruma (örneğin KHK ile kapatılan vakıf üniversitesinin mallarının Hazine'ye devri gibi) geçebilir. İşte bu yeni hak sahibi (halef), davayı takip etme iradesini göstererek başvuruda bulunana kadar dosya işlemden kaldırılmış olarak bekler. Belirli bir süre içinde (gerçek kişinin ölümünde 4 ay) yenileme olmazsa, yürütmenin durdurulması kararı varsa hükümsüz kalır.