HMK m. 308'e göre 'davayı kabul' işleminin hukuki niteliği ve sonuçları nelerdir? Elbirliği mülkiyetine (iştirak halinde mülkiyet) tabi bir taşınmaza ilişkin davada, ortaklardan sadece birinin davayı kabul etmesinin diğer ortaklar açısından etkisi ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104316

HMK m. 308'e göre 'kabul', davalının, davacının talep sonucuna kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Bu, davaya son veren tek taraflı bir usul işlemidir ve karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Hukuki sonucu, HMK m. 311 uyarınca 'kesin hüküm' gibi olmasıdır. Yani, davalının kabulüyle uyuşmazlık sona erer ve mahkeme kabul doğrultusunda karar vermek zorundadır. Elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmaz davasında ise durum farklıdır. Elbirliği mülkiyetinde, ortaklar arasında 'zorunlu dava arkadaşlığı' vardır. Bu nedenle, usuli işlemlerin de ortaklar tarafından birlikte yapılması gerekir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2018/20 E., 2018/28 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, böyle bir davada ortaklardan sadece birinin davayı kabul etmesi, davayı kabul etmeyen diğer ortakları bağlamaz. Mahkeme, hüküm kurarken, kabul beyanının sonuçlarını sadece kabul eden ortağın payı ile sınırlı tutmalıdır. Kabul etmeyen diğer ortakların paylarını etkileyecek şekilde, tüm taşınmaz hakkında kabul doğrultusunda bir karar veremez. Bu durum, zorunlu dava arkadaşlığının bir gereğidir.