HMK m.311'e göre 'Kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.' ifadesi ne anlama gelmektedir? Bir davada davalının davayı kabul etmesi üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir mi?
Bu ifade, kabulün davayı esastan ve kesin olarak sona erdirdiği anlamına gelir. Kesin hükmün (HMK m.303) iki temel sonucu vardır: maddi anlamda kesinlik ve şekli anlamda kesinlik. 'Kabul' ile dava sona erdiğinde, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak, aynı konuda yeniden bir dava açılamaz. Bu, kabulün 'maddi anlamda kesin hüküm' sonucudur. Mahkeme, kabul beyanı karşısında artık davanın esası hakkında bir inceleme ve araştırma yapamaz; kabul doğrultusunda karar vermekle yükümlüdür. Kabul üzerine verilen karara karşı, kural olarak, davanın esasına yönelik bir kanun yolu başvurusu yapılamaz. Çünkü davalı, davacının talebini kabul ederek uyuşmazlığı zaten kendisi sona erdirmiştir. Artık bu kararın esastan hatalı olduğunu ileri sürmekte hukuki yararı kalmamıştır. Ancak, kanun yoluna başvuru istisnai durumlarda mümkündür. Örneğin, kabul beyanının 'irade fesadı' (hata, hile, ikrah) hallerinden biriyle sakat olduğu iddia ediliyorsa veya kabulün kamu düzenine ilişkin bir davada (örneğin, babalık davası) sonuç doğurmayacağı halde mahkemece kabul edildiyse, bu usuli yanlışlıklar kanun yoluyla ileri sürülebilir. Ayrıca, yargılama giderleri veya vekalet ücreti gibi kararın fer'ileri hakkında da kanun yoluna başvurulabilir (Yargıtay 13. HD, 2015/30385 K.).