CMK m.133'e göre bir şirkete kayyım atanması, bir koruma tedbiri olarak, hangi koşulların bir arada bulunmasını gerektirir? Bu tedbirin uygulanabileceği suç tipleri açısından bir sınırlama var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104254

CMK m.133 uyarınca bir şirkete kayyım atanması, çok istisnai ve ağır bir koruma tedbiri olup iki temel koşulun bir arada bulunmasını gerektirir: 1. **Kuvvetli Şüphe:** Suçun, bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda 'kuvvetli şüphe sebeplerinin' varlığı. Bu, soyut bir şüphe değil, somut delillere dayanan ciddi bir olasılığı ifade eder. 2. **Gereklilik:** Maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için kayyım atanmasının 'gerekli olması'. Yani, daha hafif bir koruma tedbiriyle amaca ulaşılamayacak olması (orantılılık ve gereklilik ilkesi). Evet, bu tedbir her suç için uygulanamaz. CMK m.133/4, kayyım atanabilecek suçları 'katalog suç' olarak sınırlı sayıda (numerus clausus) saymıştır. Bu suçlardan bazıları şunlardır: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188), Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m.282), Silahlı örgüt (TCK m.314) veya bu örgütlere silah sağlama (TCK m.315), Zimmet (TCK m.247), Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan hapis cezasını gerektiren suçlar. Bu katalogda yer almayan bir suç nedeniyle bir şirkete kayyım atanamaz.