HMK m. 121 uyarınca, davacının dava dilekçesinde dayandığı ve elinde bulunan bir belgenin sadece fotokopisini sunması ve davalının bu belgeyi (imza/içerik) inkar etmesi halinde mahkemenin izlemesi gereken usuli yol nedir? Bu durumun ispat yükü açısından sonuçlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104242

HMK m. 121, davacının elindeki belgelerin asıllarını veya örneklerini dava dilekçesine eklemesini düzenler. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/5185 E., 2021/3943 K. sayılı kararına göre, bir belgenin fotokopisi, usul hukuku anlamında 'senet' veya 'belge' niteliği taşımaz ve tek başına delil hükmü yoktur. Davalı, sunulan fotokopiyi inkar ettiğinde, ispat yükü, o belgenin varlığını ve geçerliliğini iddia eden davacıya düşer. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: 1. Mahkeme, davacıya belgenin aslını sunması için HMK m. 216 uyarınca kesin bir süre vermelidir. 2. Davacı, kesin süre içinde belgenin aslını sunamazsa, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır ve iddiasını o belge ile ispat edememiş kabul edilir. 3. Davacı belge aslını sunarsa, mahkeme bu belge üzerinde gerekli incelemeyi yapar. İmza inkarı varsa, HMK m. 208 vd. uyarınca bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılır. Sonuç olarak, fotokopiye dayanılması ve bunun inkar edilmesi, ispat yükünü belgenin aslını sunma ve geçerliliğini kanıtlama külfeti olarak davacıya yükler.