Bir icra takibine itirazın iptali davasında, davacı alacaklı, davalı borçlunun imzasını taşıdığını iddia ettiği bir kısım belgenin fotokopisini sunmuş, davalı ise imzayı inkar etmiştir. Bu durumda mahkemenin, HMK hükümleri uyarınca nasıl bir yol izlemesi gerektiğini Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/5214 E. sayılı kararı doğrultusunda açıklayınız.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararına göre, bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: 1. Belge Asıllarının Getirtilmesi: İmzası inkar edilen belgeler fotokopi olduğu için, bu belgeler üzerinde doğrudan bir inceleme yapılamaz. Mahkeme, öncelikle belge asıllarını davacıdan istemeli ve dosyaya sunulmasını sağlamalıdır (HMK m. 216). 2. Davalının İsticvabı ve Beyanının Alınması: Belge asılları sunulduktan sonra, davalının isticvaben (bizzat mahkeme huzurunda sorgulanarak) beyanı alınmalıdır. Belge asılları davalıya gösterilerek, kendisine atfedilen imzayı kabul edip etmediği açıkça sorulmalıdır. 3. Temsil Hükümlerinin Değerlendirilmesi: Eğer davalı, imzanın kendisine ait olmadığını ancak bir yakınına ait olabileceğini bildirirse, mahkemenin Türk Borçlar Kanunu'nun temsil hükümlerini (TBK m. 40 vd.) değerlendirmesi gerekir. Yani, o yakınının davalıyı temsil etme yetkisinin olup olmadığı ve bu imzanın davalıyı bağlayıp bağlamadığı incelenmelidir. 4. İmza İncelemesi: Eğer davalı imzayı tamamen inkar ederse, mahkeme imza incelemesi yapılması için uzman bir bilirkişi görevlendirmeli ve belgedeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığını tespit ettirmelidir. Mahkemenin, belge asıllarını getirtmeden, davalının isticvabını yapmadan ve imza inkarı karşısında bilirkişi incelemesine gitmeden, sadece fotokopilere dayanarak veya yetersiz bir inceleme ile karar vermesi hukuka aykırı olup bozma sebebidir. (HMK Madde 121 - Belgelerin Birlikte Verilmesi)