Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/5333 sayılı kararında, şirkete kayyım atanması tedbirinin sonlandırılması yetkisinin Cumhuriyet Savcısına ait olmadığı hangi gerekçelere dayandırılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104209

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, şirkete kayyım atanması (CMK m. 133) tedbirinin sonlandırılması yetkisinin Cumhuriyet Savcısına ait olmadığı şu gerekçelere dayandırılmıştır: 1. Tedbirin Özel ve Güvenceli Niteliği: Şirkete kayyım atanması, basit bir el koyma tedbiri olmayıp, şirketin bütününü ilgilendiren, karar verme mercii (sadece hakim/mahkeme) ve şartları itibarıyla daha sınırlayıcı ve sıkı koşullara bağlanmış özel bir tedbirdir. 2. Kanunda İstisnai Yetki Olmaması: Kanun koyucu, bazı durumlarda (örneğin CMK m. 103/2'de olduğu gibi) koruma tedbirini sonlandırma yetkisini istisnai olarak Cumhuriyet Savcısına devretmiş olsa da, şirkete kayyım atanması tedbiri için böyle bir istisnayı benimsememiştir. Savcıya bu konuda açık bir yetki verilmemiştir. 3. Tedbiri Koyan Merciin Kaldırması İlkesi: Hukukun genel bir ilkesi olarak, bir idari veya adli tedbiri tesis eden merci, o tedbiri kaldırma yetkisine de sahiptir. Kayyım atama kararını sadece hakim veya mahkeme verebildiğine göre, bu tedbiri kaldırma kararını da yine tedbiri koyan merci olan hakim veya mahkemenin (soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliği) vermesi gerekir. Bu gerekçelerle Yargıtay, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesiyle kayyımlık sebebi ortadan kalksa bile, kayyımlığın sonlandırılması kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından değil, kayyımı atayan Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. (CMK Madde 133 - Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini, Yargıtay 16. CD, 2018/5333 E., 2018/5602 K.)