Bir TSK personelinin sicilini düzenleyen sicil amirinin FETÖ/PDY terör örgütü mensubu olması şüphesiyle hakkında idari veya adli bir işlem yapılması, bu amirin verdiği sicilin iptali davasında nasıl bir argüman olarak kullanılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104143

Bir sicil amirinin FETÖ/PDY terör örgütü mensubu olduğu şüphesiyle hakkında işlem yapılması (açığa alınma, tutuklanma, hüküm giyme vb.), bu amirin verdiği sicillerin iptali için açılan bir davada çok güçlü bir argüman olarak kullanılabilir. Metinde bu durum şu şekilde gerekçelendirilmektedir: 1. **Sicilin Silah Olarak Kullanılması:** Genelkurmay İddianamesi'ne atıf yapılarak, FETÖ/PDY'nin, kendilerinden olmayan liyakatli personeli TSK dışına itmek ve kendi mensuplarını yükseltmek amacıyla **sicil sistemini bir silah gibi kullandığı** belirtilmektedir. Bu, sicil işleminin kamu yararı ve liyakat amacından saptırılarak, örgütsel bir amaç için kullanıldığını gösterir. 2. **Objektiflik ve Tarafsızlık İlkesinin İhlali:** Sicil amirinin görevi, emri altındakileri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmektir (Subay Sicil Yön. m. 5). FETÖ/PDY mensubu olduğu şüphesi altındaki bir amirin, örgütle bağı olmayan personele karşı bu ilkelere uygun, objektif bir değerlendirme yapamayacağı, aksine örgütsel talimatla hareket edeceği varsayılır. Bu durum, sicil işlemini temelden sakatlar. 3. **Yetki Saptırması:** Sicil verme yetkisi, kamu yararı amacıyla tanınmış bir yetkidir. Bu yetkinin, bir terör örgütünün hedefleri doğrultusunda kullanılması, idare hukukundaki **'amaç unsuru'** yönünden sakatlık (yetki saptırması) oluşturur. Bu nedenle, sicil amirinin FETÖ/PDY bağlantısı, verdiği sicilin sübjektif, taraflı, hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği yönünde kuvvetli bir delil teşkil eder (TSK Sicil İptal Davası).